Yerli ve milli yazılım kullanmak mümkün müdür?

Yerli ve milli yazılım kullanmak mümkün müdür? Türkiye üzerindeki ekonomik baskıdan bu vesile ile kurtulabilir mi?

Neden yerli ve milli yazılım kullanmalıyız?

Son dönemlerde ABD nin ülkemiz üzerindeki ekonomik baskısı ciddi oranda kendini göstermektedir.

Eskiden dış güçler el altından bir takım baskılar uygulamaktaydı. Şimdi geldiğimiz noktada açıkça ülkemize ve milletimize baskı kurmaya çalışılmakta, yaptıkları ekonomik hamleler ile ülkemizi döviz karşısında zor durumda bırakmaktadırlar. Hal böyle olunca ekonomi ve iç piyasa bu durumdan doğrudan olumsuz etkilenmektedir

Peki biz ne ara bu duruma geldik? Neden ilk ekonomik ambargoda hemen zorlanıyoruz. Neden karşı atağa geçemiyoruz?

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, ülkemizde bir takım teknik ürünler kısıtlı imkanlarda üretilmektedir. Son yıllarda ASELSAN ve TSK nın, yine ABD tarafından yapılan askeri ambargo sonucunda yerli ve milli tüfekleri, askeri teçhizatları ürettiklerini biliyoruz ve bu durum gurur verici. Ancak bunu her alanda yapmamız gerekli. Böylece ilk ambargoda yolumuza bakabilelim, yahut karşılık verebilelim.

Fakat ülke olarak yerli ve milli bir yazılım üretmekten çok gerideyiz. Abd bu işin çok ilerisinde ve yazılım açısından bizden yıllarca ilerdeler.

Biz sıfırdan bir yazılım dili geliştirebiliriz, bunda bir sorun yok. Ancak bu ülkemiz için tamamen zaman kaybı olur.

Bugün bildiğiniz üzere hemen her hanede, anadolu nun ücra köşelerinde bile internet hattı bulunmaktadır.

Artık insanlar internete cepten, bilgisayardan, tabletten kolayca ulaşabiliyorlar.

Ancak kullandığımız bilgisayar yazılımlarının tamamına yakını ücretli.

En çok ödeme yaptığımız yazılım Windows işletim sistemidir.

Bugün bir notebook yahut masaüstü bilgisayar almak istediğimiz zaman ödediğimiz ilk şey işletim sistemi ücretidir.

Bigisayarın standart donanımı dışında işletim sistemine de para ödüyoruz.

Evet bir iki hanenin aldığı bilgisayar ülkemize bir zarar vermez ama devlet kurumlarının yıllık yaptıkları bilgisayar alım anlaşmalarında milyonlarca dolarlık ihaleler yapılmakta ve bu durum ciddi döviz kaybına yol açmaktadır.

Bu hususta tek örnek devlet kurumları değildir. Bir çok özel şirkette de aynı durum yaşanmaktadır.

Küçük bir örnek verelim;

“X bakanlığının taşra teşkilatına bilgisayar gönderilmektedir, toplam bilgisayar sayısı = personel sayısına denk gelmektedir. Bu personel sayısının 50 olduğunu düşünürsek toplam 50 adet bilgisayar alınması gerekmektedir.

Peki 1 adet bilgisayar için ödenmesi gereken yazılım ücreti nedir?

Microsoft Windows 10 pro 32/64 bit Türkçe 999,00 TL’dir.

Microsoft Office uygulaması paketi ise 999,00 TL’dir.

Bunun yanında antivirüs sistemi de ortalama 250-300 TL’dir.

Görüleceği üzere 1 bilgisayar için ödenmesi gereken asgari yazılım ücreti 1.500,00 TL civarındadır.

Buna ilaveten başkaca ek yazılımlar, güvenlik ve network uygulamaları eklendiğinde ortalama 2.000,00 TL yi bulacaktır.

Bu örneği salt olarak devlet kurumları için düşünmemeliyiz. Diğer özel şirketler de aynı durumdadırlar. Zira alacağımız her bilgisayara işletim sistemi ödeyeceğiz.

Peki neden işletim sistemine para ödüyoruz?

Yazılımı bedavaya getiremez miyiz?

Dünyada bilgisayarlar temel olarak 2 işletim sistemi kullanırlar.

İlki en yaygın olan Microsoft firmasına ait ve kısmen tekel konumunda olan windows sürümleri.

Diğeri ise kısmen kullanılan ve kullanımı pek yaygın olmayan Linux tabanlı işletim sistemleridir.

Piyasadaki yardımcı uygulamalar ise %99 Windows işletim sistemine uygun üretilmektedir. Çünkü piyasanın yükünü windows işletim sistemleri çekmektedir.

Yardımcı uygulamalar ise, günlük kullandığımız uygulamalardır. Bunların tamamına yakını Windows tabanlı üretilerek kullanılmaktadır. Örneğin; antivirüs uygulamaları, iletişim uygulamalarıdır.

Gelelim Linux tabanlı Pardus işletim sistemlerine;

Windows işletim sistemleri Microsoft tarafından üretilmekte ve piyasaya sürülmektedir. Windows bu satışlardan gelir elde etmektedir. Ve Windows un çekirdek kodları Microsoft a aittir. Fakat Linux tabanlı Pardus işletim sistemi ise özgür bir yazılımdır ve kullanıcılar diledikleri gibi geliştirerek kullanabilirler. Çünkü Pardus özgür ve ücretsiz bir yazılımdır.

Pardus un ülkemizde kullanımı;

Piyasadaki virüslerin %95 i Windows tabanlıdır.

Windows a zarar veren virüsler Pardus ortamında çalışmayacaktır.

Bugün bazı belediyelerce Pardus kullanıldığı bilinmektedir. Yalnız Pardus’ un bize göre en önemli özelliği tamamen ücretsiz olması ve geliştirilebilir olmasıdır.

Pardus özgünleştirilerek ülkemizce geliştirilirse ve devlet dairelerinde zorunlu olursa, kamu özel şirketleri de mecburi olarak kullanmaya başlayacaklardır. Böylece milyonlarca dolarlık tasarruf sağlanacaktır.

Çünkü satın aldığımız işletim sisteminin ülkemizdeki karşılığı yoktur. Bu ürünleri alınca karşılığında verebileceğimiz bir teknolojik ürün malesef yoktur.

Biz ülke olarak bu hususta geri kalmış olabiliriz. Ancak acilen tüm kamu kurumlarında Pardus işletim sistemine geçerek milyonlarca dolarlık tasarruf sağlanabilir ve yeni tasarrufların önü açılabilir.

Pardus un ne gibi eksiklikleri var?

Öncelikle Pardus Windows gibi bir işletim sistemi değildir. Kullanımı tamamen basit ve rahattır. Fakat piyasadaki uygulamaların %90ı Windows tabanlı olduğu için ilk başlarda Pardus için yardımcı uygulama bulmak zor olacaktır. Ancak işletim sistemine uygun uygulama geliştirme imkansız değildir. Zamanla ihtiyaç duyulan uygulamalar geliştirilebilir.

Web tabanlı uygulamaların tamamı Linux üzerinde çalışmaktadır.

Ülkemiz diğer ülkelere karşı öncülük edebilir. 

Pardus’un artıları nelerdir?

Pardus un en önemli özelliği ücretsiz ve geliştirilebilir olmasıdır. Microsoft Windows sistemlerine göre daha hızlı ve kullanımı kolaydır. Windows tan Pardus a geçiş rahatlıkla yapılabilmekte ve herhangi bir sorun yaşanmamaktadır.

Bizde bu uygulamaları geliştirecek ya da üretecek beyin var mı?

Bu sorunun cevabı elbette evettir. Zira ülkemizde yılda yüzlerce bilgisayar mühendisi mezun olmaktadır. Yine üniversitelerde profesör düzeyine kadar akedemisyenler vardır. Eğer devlet olarak Pardus işletim sistemine geçersek üniversitelerde de bu hususta bölümler açılabilir. 

Sonuç olarak;

Pardus özgünleştirildiğinde ve Türk kullanıcıların hizmetine sunulduğunda tamamen yerli ve milli olacaktır.

Eğer ki çevrenizde ‘Pardus yerli değil’ diyen çıkacaksa, şu cevap mantıklı olacaktır.

Evet Pardus tamamen yerli değil, özgünleştirilmiş, fakat siz evde patates kızartırken gidip öncelikle tarlada patates yetiştirmiyorsunuz, pazardan alıp kızartıyorsunuz.

Elbette kendiniz de üretebilirsiniz. Fakat bu tamamıyla zaman kaybı olur. Yukarıda dediğimiz gibi, sıfırdan işletim sistemli yazabiliriz. Fakat bu tamamıyla zaman kaybı olur.

Yararlı olması ümidiyle.

Saygılarımızla..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir